Peygamber Efendimiz (s.a.v.) – Peygamberlikten Sonra Mekke’deki Yaşamı

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hira Mağarası’nda Cebrâil (a.s.) tarafından ilk vahyi aldıktan sonra, hayatının en büyük görevi olan Risalet başlamış ve artık Mekke’deki yaşamı köklü şekilde değişmiştir.
O (s.a.v.) artık sadece bir tüccar, bir aile reisi veya toplumun güvendiği “El-Emin” değil; Allah’ın (Azze ve Celle) son peygamberi olarak insanları tevhide çağıran bir rehberdir.
İlk vahyin ardından yaşanan süreçte:
- Evvela en yakın çevresine davet etmiş,
- Hz. Hatice (r.anha) ilk iman eden kişi olmuştur,
- Ardından Hz. Ali (r.a.), Hz. Ebubekir (r.a.) ve Zeyd bin Harise (r.a.) İslam’a girmiştir.
Resûlullah’ın (s.a.v.) tebliğ dönemi gizli davet ile başlamış, yaklaşık üç yıl boyunca dar bir halkada devam etmiştir. Bu süreçte Müslümanların sayısı kırkı bulmuştur.
Ardından Allah (c.c.) tarafından gelen emirle tebliğ açıktan yapılmış ve Mekke’nin kabilelerine açık bir çağrı başlamıştır. Bu dönem, O’nun (s.a.v.) hem en büyük mücadelelere hem de en büyük sabır imtihanlarına şahit olduğu yıllardır.
2. Mekke Dönemindeki Baskılar, Boykot ve Sabır İmtihanları
Açıktan tebliğle birlikte Mekke müşrikleri, özellikle Kureyş’in ileri gelenleri, İslam’ın getirdiği:
- tevhid inancı,
- ahlaki dönüşüm,
- putperestliğin reddi,
- zengin–fakir eşitliğini savunan adalet anlayışı
gibi ilkelerinden rahatsız olmuşlardır.
Bu rahatsızlık Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Müslümanlara karşı giderek artan baskıları beraberinde getirmiştir:
Müslümanlara yapılan işkenceler
İlk Müslümanlardan bir kısmı ağır zulümlere uğramış; özellikle Bilâl-i Habeşî (r.a.), Ammar bin Yasir (r.a.) ve ailesi büyük işkenceler görmüştür.
Taşlama, hakaret ve alaylar
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) namaz kılarken üzerine deve işkembesi konulmuş, defalarca taşlanmış, alaya alınmış fakat O (s.a.v.) bu zulümlere daima sabırla karşılık vermiştir.
Şi’b-i Ebi Talib Boykotu
Kureyş kabileleri Haşimoğullarına ekonomik ve sosyal boykot uygulamış; Müslümanlar Şi’b-i Ebi Talib denilen vadide yaklaşık 3 yıl ağır şartlarda yaşamaya zorlanmıştır.
Hüzün Yılı
Bu süreçlerin sonunda hem Hz. Hatice (r.anha) hem de O’na en büyük destek olan amcası Ebu Talib vefat etmiş; bu yıl “Hüzün Yılı” olarak anılmıştır.
Tüm baskılara rağmen Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hiç yılmamış, merhamet, sabır, davette nezaket ve ilahi emirlere bağlılık ile Mekke hayatını sürdürmüştür. Mekke’deki 13 yıllık bu dönem, İslam’ın temellerinin en sağlam şekilde atıldığı bir dönem olarak kabul edilir.
Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hakkında bu konuda sizin dikkat çekmek istediğiniz bir nokta var mı? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.















