Suhuflar – Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. Musa’ya (a.s.) Verilen İlahi Sayfalar

Suhuf, Allah’ın (Azze ve Celle) tarafından peygamberlere gönderilen ilahi sayfalar anlamına gelir. Kur’ân-ı Kerîm’de özellikle İbrahim (a.s.) ve Musa (a.s.)’a verilen suhuflardan bahsedilir.
Hanefî-Mâturîdî akidesine göre Suhuflar, tıpkı Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’ân gibi Allah’ın (c.c.) kelamıdır; fakat kapsam olarak bu kitaplardan daha kısa, öğüt ve hikmet ağırlıklı ilahi metinlerdir.
Suhuf Nedir?
Suhuflar:
- İlahi bilgi ve hikmet içeren,
- Ahlaki prensipler sunan,
- İnanç ve tevhid öğretilerini aktaran,
- Kısa ve öz vahiy sayfalarıdır.
Kur’ân’da “Suhufu İbrahim ve Musa” (A’lâ Sûresi 19) şeklinde açıkça zikredilir.
Hz. İbrahim (a.s.)’a Verilen Suhuflar
Hz. İbrahim (a.s.)’a indirilen suhuflar:
- Tevhid inancını,
- İnsanın yaratılış gayesini,
- Dünya-ahiret dengesini,
- Ahlak ve teslimiyeti
öğreten ilahi metinlerden oluşuyordu.
Bu suhuflar, insanlığın en eski dönemlerine gönderilen hakikat ve hidayet rehberleridir.
Hz. Musa (a.s.)’a Verilen Suhuflar
Hz. Musa (a.s.)’a indirilen suhuflar, daha sonra gelen Tevrat’ın bir nevi ön safhası gibiydi.
İçerik olarak:
- Allah’ın (Azze ve Celle) emirlerini,
- Haram-helal sınırlarını,
- Ahlaki uyarıları,
- Toplumu ilgilendiren temel hükümleri
barındırıyordu.
Suhufların Bugünkü Durumu
Hanefî inancına göre:
- Suhufların orijinal metinleri bugün tam hâliyle mevcut değildir.
- Zamanla kaybolmuş, neshedilmiş veya insanlar tarafından tahrif edilmiştir.
- Mümin, indirildiği şekliyle hak olduğuna iman eder.
Bu sebeple suhufların detayları Kur’ân dışında korunmamıştır.
Suhufların İslâm’daki Yeri
Suhuflara iman etmek:
- Allah’ın (c.c.) tarihin her döneminde kullarına yol gösterdiğini kabul etmektir.
- Peygamberlik zincirinin devamlılığını görmek demektir.
- Vahyin sürekliliğini ve tevhid mesajının köklülüğünü idrak etmektir.
Bu iman, kitaplara imanın ayrılmaz bir parçasıdır.
Suhuflar; Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. Musa (a.s.)’a indirilen, tevhid ve hikmet içerikli ilahi sayfalardır.
Müslüman, bu suhufların Allah’ın (Azze ve Celle) katından indirildiğine iman eder; ancak bugün elimizde olmadığını bilir.
Onların mesajı, Kur’ân-ı Kerîm’de hem doğrulanmış hem de tamamlanmıştır.
Siz Ne Düşünüyorsunuz?
İmanla ilgili bu mesele hakkında sizin kanaatiniz nedir? Görüşlerinizi yorum kısmında paylaşabilirsiniz.










